Ömer Faruk Şimşek: Toplumsal stres sabır eşiğini düşürüyor

Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, artan toplumsal stresin günlük yaşamda öfke, tahammülsüzlük ve iletişim sorunlarını artırdığını belirtti.

15.05.2026 - 14:54
0
Ömer Faruk Şimşek: Toplumsal stres sabır eşiğini düşürüyor

Melike Türk | Bilge Doktor
İSTANBUL, TÜRKİYE — İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, artan toplumsal stresin günlük yaşamda sabır eşiğini düşürdüğünü ve öfke tepkilerini artırdığını belirtti.

Günlük yaşamda gerilim artıyor

Gündelik yaşam temposunun hızlanması, ekonomik kaygılar, sosyal belirsizlikler ve çevresel sorunlar bireylerin psikolojik dayanıklılığını zorluyor.

Şimşek’e göre trafikte, toplu taşımada ve iş yaşamında küçük aksaklıklara verilen sert tepkiler, yalnızca bireysel öfkenin değil, toplum genelinde yükselen stres düzeyinin bir göstergesi.

Tahammülsüzlük bireysel değil toplumsal bir tablo

Prof. Dr. Şimşek, son dönemde günlük hayatta gözle görülür biçimde artan öfke ve tahammülsüzlüğün bireysel bir sorun olarak değil, toplumsal bir gerilimin yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, trafikte, toplu taşımada ya da iş ortamında yaşanan küçük aksaklıkların dahi yoğun tepkilere yol açabildiğine dikkat çekti.

Küçük olaylar büyük tepkilere dönüşebiliyor

Prof. Dr. Şimşek, günlük yaşamda karşılaşılan basit gecikmelerin ya da iletişim aksaklıklarının geçmişe göre daha yoğun tepkilere neden olabildiğini belirtti.

Şimşek, “Bir araç sıkıştırması, kısa bir bekleme süresi ya da iş yerinde yaşanan küçük bir yanlış anlaşılma, geçmişe kıyasla daha yoğun öfke tepkileri doğurabiliyor. Çünkü bireyler zaten yüksek bir stres yüküyle güne başlıyor” dedi.

Birikimli stres küçük tetikleyicilerle ortaya çıkıyor

Bu durumun birikimli stresin küçük tetikleyicilerle açığa çıkması şeklinde ilerlediğini belirten Şimşek, günlük yaşamda artan gerilimin toplumsal ilişkileri de doğrudan etkilediğini ifade etti.

Uzun süre baskı altında kalan bireylerin olaylara daha hızlı ve daha sert tepki verebildiğini vurgulayan Şimşek, bu tablonun gündelik iletişimde çatışmaları artırabileceğini kaydetti.

Sürekli uyarana maruz kalıyoruz

Toplumsal gerginliğin psikolojik nedenlerine değinen Şimşek, yoğun stres, zaman baskısı, ekonomik kaygılar ve dijital dünyadan gelen sürekli bildirimlerin bireylerin ruhsal dayanıklılığını zorladığını söyledi.

Şimşek’e göre sürekli haber akışları, telefon bildirimleri ve hızlı yaşam temposu zihinsel yorgunluğu artırıyor.

Beyin tehdit algısına daha açık hale geliyor

Şimşek, uzun süreli stres altında kalan bireylerde sabır eşiğinin düştüğünü belirterek, “Beyin tehdit algısına daha açık hale gelir ve duygusal tepkiler daha hızlı, daha kontrolsüz biçimde ortaya çıkar. Bu da en küçük sorunu bile büyütebilen bir psikolojik zemin oluşturur” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle küçük bir gecikme, sert bir söz ya da günlük rutindeki küçük bir aksama, kişinin ruhsal yükü nedeniyle olduğundan daha büyük algılanabiliyor.

Dinlenme alanları azalıyor

Prof. Dr. Şimşek, modern yaşamda bireylerin zihinsel olarak durup dinlenebileceği alanların giderek azaldığını belirtti.

Sürekli bildirimler ve hızlı bilgi akışı nedeniyle zihnin kesintisiz biçimde uyarıldığını ifade eden Şimşek, bunun da sabır ve duygu kontrolü üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu söyledi.

Öfke bulaşıcı bir duygu

Prof. Dr. Şimşek, öfkenin bireyler arasında hızla yayılabilen bir duygu olduğunu belirtti.

Trafikte bir kişinin agresif davranışının zincirleme tepkileri tetikleyebileceğini, iş yerinde sert bir iletişim dilinin ise ekip içinde genel bir gerginliğe neden olabileceğini söyledi.

Bireysel tepkiler toplumsal iklimi şekillendiriyor

Şimşek, “Öfke duygusu bulaşıcıdır. Bu nedenle bireysel tepkiler aslında toplumsal iklimi de şekillendirir” dedi.

Uzmanlara göre bu tür tepkilerin sıklaşması, yalnızca bireylerin ruh sağlığını değil, aile içi iletişimden iş yaşamına kadar birçok sosyal alanı etkileyebiliyor.

Sağlıklı iletişim gerilimi azaltabilir

Gerilimin azaltılmasında sağlıklı iletişim ve öfke yönetiminin kritik rol oynadığını belirten Şimşek, çözümün farkındalıkla başladığını ifade etti.

Şimşek’e göre kişinin kendi duygularını fark etmesi, hangi durumlarda tetiklendiğini anlaması ve tepki vermeden önce kısa bir duraklama alanı oluşturması önemli.

Durup düşünme becerisi öğrenilebilir

Şimşek, “Duygularımızı fark etmek, tetiklendiğimiz anlarda birkaç saniye durup düşünmek ve otomatik tepki yerine bilinçli tepki vermek öğrenilebilir bir beceridir” diye konuştu.

Bu becerinin zamanla geliştirilebileceğini belirten Şimşek, öfke anında verilen otomatik tepkilerin çoğu zaman çatışmayı büyüttüğüne dikkat çekti.

Empatik dil çatışmaları azaltıyor

Empatik iletişim dilinin çatışmaları azaltabileceğini belirten Şimşek, karşı tarafın niyetini hemen sorgulamak yerine önce anlamaya çalışmanın günlük ilişkilerde daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını kaydetti.

Şimşek’e göre özellikle aile, iş ve sosyal çevrede kullanılan dil, gerilimin büyümesini ya da azalmasını doğrudan etkileyebiliyor.

Küçük değişiklikler sosyal ilişkilere yansıyor

Prof. Dr. Şimşek, bireysel düzeyde yapılacak küçük değişikliklerin toplumsal ilişkilere de olumlu yansıyabileceğini söyledi.

Özellikle stresin yoğun hissedildiği anlarda nefes almak, tepki vermeden önce kısa bir süre beklemek ve iletişim dilini yumuşatmak, çatışmaların büyümesini önleyebiliyor.

Sabır toplumsal huzurun temel unsurlarından biri

Şimşek, sabır ve anlayışın yalnızca bireysel özellikler olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Şimşek, “Sabır ve anlayış yalnızca kişisel erdemler değil, aynı zamanda toplumsal huzurun yapı taşlarıdır” diyerek değerlendirmesini tamamladı.

www.bilgedoktor.com

Ne düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
editor

Bilgedoktor.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User