Lipödem belirtilerine dikkat: Sadece selülit olmayabilir!

Prof. Dr. Şule Arslan, bacak ve kollarda ağrılı yağ birikmesiyle karakterize lipödemin erken tedavi edilmezse yürüme güçlüğü ve enfeksiyona yol açabileceğini açıkladı.

Jan 19, 2026 - 22:08
0
Lipödem belirtilerine dikkat: Sadece selülit olmayabilir!

BİLGE DOKTOR / İSTANBUL, TÜRKİYE

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, toplumda sıklıkla "selülit" ile karıştırılan ancak aslında patolojik bir yağ birikimi olan lipödemin, kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek; bacak ve kollardaki orantısız şişliklere eşlik eden ağrılara karşı hayati uyarılarda bulundu.

Beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesine rağmen özellikle kalça, bacak ve kolların alt kısımlarında simetrik bir genişleme görülmesinin lipödem işareti olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Arslan, hastalığın sadece estetik bir kaygı olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Uzman, lipödemin erken dönemde teşhis edilip kontrol altına alınmaması durumunda eklem hasarları, hareket kısıtlılığı ve ikincil enfeksiyonlar gibi kompleks sağlık sorunlarına zemin hazırladığının altını çizdi.

Lipödem nedir ve kimleri daha çok etkiler?

Lipödem, cilt altındaki yağ dokusunun vücutta anormal ve simetrik bir dağılım göstermesiyle karakterize kronik bir hastalıktır. Prof. Dr. Şule Arslan, hastalığın profiline dair şu bilgileri paylaştı:

"Lipödem neredeyse tamamen kadınları etkileyen bir tablodur ve erkeklerde görülmesi çok nadirdir. Hastalık genellikle hormonal değişimlerin yoğun olduğu ergenlik sonrası dönemde veya 20’li yaşlarda belirginleşmeye başlar. Batı ülkelerinde her 10 kadından birinde görülebildiği bildirilse de farkındalık düşük olduğu için pek çok hasta hekime başvurmakta geç kalmaktadır. Menopoz dönemi ise semptomların en şiddetli seviyeye ulaştığı evre olabilmektedir."

Selülitten ayıran en önemli fark: Ağrı ve kolay morarma

Lipödemi sıradan bir kilo alımı veya selülitten ayıran belirli klinik sinyaller mevcuttur. Hastaların en sık dile getirdiği şikayet, yağ birikimi olan bölgelere dokunulduğunda hissedilen hassasiyet ve şiddetli ağrıdır. Prof. Dr. Arslan, belirtileri şu şekilde detaylandırdı:

"Lipödemli bölgelerde yağ dokusu sertleşebilir ve bacaklarda yanma hissi oluşabilir. Hastalarımız, herhangi bir darbe almasalar bile kollarının veya bacaklarının çok kolay morardığını belirtmektedir. Bir diğer ayırt edici özellik ise ayakların genellikle etkilenmemesidir; şişlik ayak bileğinde sonlanır. Ayrıca, gün sonunda bacaklardaki gerginlik ve şişlik hissi artış gösterir. Alt beden ile üst beden arasında belirgin bir kıyafet bedeni farkı olması da önemli bir göstergedir."

[Image comparing lipedema stages and healthy leg structure]

Risk faktörleri ve hastalığı tetikleyen unsurlar

Lipödemin gelişiminde genetik yatkınlık başrolde yer alırken, hormonal faktörler süreci hızlandırmaktadır. Aile geçmişinde lipödem öyküsü olan kadınlarda riskin arttığını belirten Arslan; hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı ve yoğun stresin inflamasyonu tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca, hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek şekerli-tuzlu beslenme alışkanlıklarının yağ dokusundaki bozulmayı derinleştirdiği, vücut kitle indeksi yüksek olan hastalarda şikayetlerin çok daha ağır seyrettiği kaydedildi.

Hastalık tamamen iyileşmese de kontrol altına alınabiliyor

Günümüz tıp teknolojisinde lipödemi tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi henüz bulunmasa da multidisipliner yaklaşımlarla hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor. Tedavide temel amacın semptomları hafifletmek ve komplikasyonları önlemek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şule Arslan, "Bütüncül bir yaklaşım şarttır. Beslenmeden egzersize, deri bakımından cerrahi seçeneklere kadar her unsur bir arada ele alınmalıdır" dedi.

Yaşam tarzı değişikliği tedavinin temel taşıdır

Lipödem yönetiminde en etkili yöntemlerin başında "komplet dekonjestif terapi" gelmektedir. Prof. Dr. Arslan, sürdürülebilir bir tedavi için şu bileşenlerin altını çizdi:

  • Manuel Lenfatik Drenaj ve Kompresyon: Lenf akışını destekleyen özel masaj teknikleri ve kişiye özel bası giysileri kullanılmalıdır.

  • Beslenme Düzeni: İnflamasyonu azaltmak adına düşük şekerli, düşük tuzlu ve antiinflamatuar odaklı bir diyet uygulanmalıdır.

  • Düzenli Egzersiz: Özellikle lenfatik dolaşımı zorlamadan destekleyen yüzme veya hafif tempolu yürüyüşler tercih edilmelidir.

  • Cilt Bakımı: Sertleşen dokunun enfeksiyon kapmasını önlemek için düzenli cilt nemlendirmesi ve bakımı hayati önem taşır.

Fizik tedavinin hareket kısıtlılığını azaltmada ve kas gücünü korumada anahtar rol oynadığını belirten Prof. Dr. Şule Arslan, hastaların düzenli hekim takibinde kalmalarının diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi ikincil riskleri yönetmek açısından kritik olduğunu hatırlatarak sözlerini tamamladı.

www.bilgedoktor.com

Ne düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
editor

Bilgedoktor.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User