Hatalı yaşam alışkanlıkları gençlerde vertigo riskini artırıyor

Toplumda her on kişiden birinde görülen ve yaşam kalitesini düşüren vertigo, değişen günlük alışkanlıklar ve aşırı ekran kullanımının etkisiyle artık gençleri de tehdit ediyor.

Apr 29, 2026 - 21:50
0
Hatalı yaşam alışkanlıkları gençlerde vertigo riskini artırıyor

Melike Türk | Bilge Doktor

İSTANBUL, TÜRKİYE — Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, Türkiye'de her 10 kişiden birini etkileyen vertigonun (baş dönmesi), modern yaşamın getirdiği hatalı alışkanlıklar sebebiyle artık genç yaş gruplarında da yaygın olarak görülmeye başlandığını açıkladı.

Çoğu zaman kendi başına bağımsız bir hastalık olmayan ve altta yatan daha karmaşık bir sağlık sorununun belirtisi olarak ortaya çıkan vertigo, hastaların günlük yaşantısını durma noktasına getirebiliyor. Özellikle pandemiden bu yana artış gösteren ekran süreleri, hareketsizlik, kalitesiz uyku ve düzensiz beslenme gibi modern çağın yarattığı risk faktörleri, eskiden çoğunlukla ileri yaş gruplarında rastlanan bu şiddetli denge problemini genç nüfusun da bir numaralı şikayeti haline getiriyor. Şiddetli ataklar sırasında hastaları adeta eve hapseden vertigoya karşı uzmanlar, yaşam tarzı değişikliklerinin klinik tedaviler kadar hayati bir önem taşıdığı konusunda birleşiyor.

Vertigo bir hastalık değil, önemli bir uyarıcı belirtidir

Halk arasında genellikle başlı başına bir hastalık olarak algılanan vertigo, tıbbi literatürde bir sendrom veya altta yatan başka bir patolojinin yansıması olarak tanımlanıyor. Vertigonun temel karakteristik özelliği, kişinin kendisinin veya etrafındaki fiziksel çevrenin istemsizce döndüğünü, kaydığını veya şiddetle sallandığını hissetmesidir. KBB Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, bu durumun hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde bozduğunu aktardı.

Sürmeli, durumun ciddiyetini vurgulayarak, "Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresindeki nesnelerin döndüğünü, sallandığını veya hareket ettiğini hissetmesidir. Bu durum tek başına bir hastalık değil, altta yatan başka bir sağlık sorununun habercisidir" ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre, aniden ortaya çıkan bu yanılsama hissi, hastanın yürümesini, araç kullanmasını, çalışmasını ve hatta dik durmasını bile imkansız hale getirebiliyor.

Vakaların yüzde 85'i iç kulak kaynaklı gelişiyor

İnsan vücudunda denge sistemi, temelde iç kulak, gözler ve kas-eklem sisteminden gelen verilerin beyinde işlenmesiyle koordine ediliyor. Bu karmaşık sistemin herhangi bir noktasında yaşanan aksaklık, doğrudan baş dönmesi olarak sonuçlanıyor. Klinik istatistiklere göre baş dönmesi şikayetlerinin yaklaşık yüzde 85'i doğrudan iç kulakta yer alan vestibüler sistemdeki arızalardan (halk arasındaki tabiriyle kristal oynaması, iç kulak tansiyonu veya denge siniri iltihapları) kaynaklanıyor.

Geriye kalan yüzde 15'lik kesim ise beyin ve merkezi sinir sistemini etkileyen çok daha ciddi tabloları kapsıyor. Migren atakları, beyin damarlarındaki tıkanıklıklara bağlı inmeler, beyincik veya beyin sapı tümörleri ve Multiple Skleroz (MS) gibi nörolojik hastalıklar bu grupta yer alıyor. Ancak baş dönmesi şikayetiyle karşılaşan birçok hasta, hastanede hangi branşa veya doktora başvuracağını bilemeyerek hem zaman kaybediyor hem de tedavi sürecini geciktiriyor.

KBB mi yoksa nöroloji uzmanına mı gidilmeli?

Hastaların doğru branşa yönlendirilmesinin, tedavinin başarısı ve erken tanı açısından kritik bir adım olduğu belirtiliyor. Baş dönmesinin eşlik eden diğer belirtilerle birlikte değerlendirilmesi, hekimlerin hangi sisteme odaklanması gerektiğine dair en önemli ipuçlarını sunuyor. Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği yaklaşımlarına paralel olarak, baş dönmesinin karakteri tanı koymada yön gösterici oluyor.

Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, hastaların başvurması gereken branşlar konusunda net bir ayrım yaparak şu bilgileri paylaştı: "Baş dönmesi baş hareketleriyle tetikleniyorsa, kulak çınlaması, işitme kaybı veya kulakta dolgunluk hissi eşlik ediyorsa öncelikle KBB (Kulak Burun Boğaz) uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü bu belirtiler doğrudan iç kulak kaynaklı bir soruna işaret eder."

Ancak Sürmeli, nörolojik aciller konusunda da kesin bir uyarıda bulundu. Baş dönmesinin şiddetli ve ani bir baş ağrısıyla ortaya çıkması, beraberinde kolda veya bacakta uyuşma, güçsüzlük, çift görme, dilde peltekleşme (konuşma bozukluğu) ve yutma güçlüğü gibi semptomlar barındırması durumunda zaman kaybetmeden vakitlice bir Nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

Tanı sürecinde hastaların ifade zorlukları yaşanıyor

Vertigonun Türkiye'de her 10 kişiden birinde görülmesine rağmen her hastada aynı klinik tabloyu yaratmaması, hekimlerin teşhis aşamasında karşılaştığı en büyük zorluklardan birini oluşturuyor. Denge kaybının sübjektif bir deneyim olması, hastaların yaşadıkları durumu kelimelere dökmesini zorlaştırıyor.

Bu durumun tanı koymayı geciktirebildiğini belirten Doç. Dr. Sürmeli, "Hastalar şikayetlerini çoğu zaman 'her şey dönüyor', 'yürürken savruluyorum', 'yer ayağımın altından kayıyor' ya da 'sarhoş gibiyim' şeklinde ifade ediyor. Bazı hastalarda ise sadece sersemlik hissi, göz kararması veya dengesizlik ön planda olabiliyor. Bu nedenle her baş dönmesi aynı değildir ve tıbbi cihazlarla detaylı bir fiziki değerlendirme gerektirir" dedi. Sürmeli, ileri yaşta ilk kez ortaya çıkan, hipertansiyon veya diyabet gibi kronik hastalıkları olan bireylerin şikayetlerinin nörolojik açıdan çok daha detaylı incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Günlük yaşamda vertigoyu tetikleyen 10 büyük hata

Klinik gözlemler ve son yıllarda yapılan geniş çaplı araştırmalar, hastanelerin ilgili polikliniklerine baş dönmesi ve denge kaybı şikayetiyle başvuran kişi sayısında gözle görülür, belirgin bir artış olduğuna işaret ediyor. Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, masum gibi görünen ancak vestibüler sistemi doğrudan tahrip ederek vertigoyu tetikleyen 10 hatalı davranışı şu şekilde sıraladı:

  • Yataktan hızla kalkmak: Uyku sonrası aniden ayağa kalkmak, kan basıncında ani düşüşlere (ortostatik hipotansiyon) ve iç kulaktaki denge kristallerinin yer değiştirmesine neden olur.

  • Başı ani çevirmek veya yukarı-aşağı sallamak: Boyun ve baş bölgesinin ani refleksif hareketleri, iç kulak kanallarındaki sıvının dalgalanmasını şiddetlendirerek atağı başlatır.

  • Aşırı tuz tüketmek: Fazla sodyum alımı, vücutta su tutulmasına neden olarak iç kulak sıvılarının (endolenf) basıncını artırır ve dengeyi bozar.

  • Yetersiz su içmek: Dehidrasyon (susuzluk), dolaşım sistemini yavaşlatarak iç kulağa giden kan akışını azaltır.

  • Uzun süre ekran başında hareketsiz kalmak: Dijital ekranlara sabitlenmek hem boyun kaslarında spazmlara (servikal vertigo) hem de göz-iç kulak koordinasyonunun bozulmasına yol açar.

  • Yeterli ve kaliteli uyumamak: Kronik uykusuzluk, merkezi sinir sisteminin onarım süreçlerini sekteye uğratarak beynin denge merkezini yorar.

  • Düzensiz ve hareketsiz yaşam tarzı: Fiziksel aktivite eksikliği, vücudun genel dolaşım ve adaptasyon yeteneğini zayıflatır.

  • Stresi kontrol edememek ve anksiyete: Yüksek stres hormonları, iç kulağın kanlanmasını bozar ve psikojenik baş dönmelerine zemin hazırlar.

  • Düzensiz ve sağlıksız beslenme: Öğün atlamak, kan şekerinde ani düşüşlere yol açarak beyne giden enerjiyi keser ve denge hissini ortadan kaldırır.

  • Aşırı kafein ve alkol tüketmek: Toksik etkiye sahip olan alkol ve yoğun kafein, doğrudan iç kulak sıvı mekanizmasını ve beyincik fonksiyonlarını olumsuz etkiler.

Vertigonun çoğunlukla modern tıbbın sunduğu imkanlarla tedavi edilebilir ve yönetilebilir bir durum olduğunu hatırlatan uzmanlar, doğru tanı ve düzenli takibin altını çiziyor.

Uzman hekimler tarafından reçete edilen ilaçlar, klinikte uygulanan kristal oturtma manevraları ve vestibüler rehabilitasyon egzersizlerinin yanı sıra, yukarıda sıralanan risk faktörlerinin hayattan çıkarılması atakların sıklığını büyük ölçüde düşürüyor. Sağlıklı beslenme, bol sıvı tüketimi ve düzenli fiziksel aktivite, denge sistemini korumak için yapılabilecek en güçlü koruyucu adımlar olarak öne çıkıyor.

www.bilgedoktor.com

Ne düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
editor

Bilgedoktor.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User