Masa başında yanlış duruş boyun, omuz ve sırt ağrılarını artırabilir

Ortopedi Uzmanı Hakan Özer, uzun süre öne eğik kalmanın boyun, omuz ve sırt bölgesinde ağrı ve gerginliğe eşlik edebileceğini belirtti.

26.08.2026 - 14:27
0
Masa başında yanlış duruş boyun, omuz ve sırt ağrılarını artırabilir

Melike Türk | Bilge Doktor

İZMİR, TÜRKİYE — Bilgisayar ve telefon kullanırken uzun süre öne eğik pozisyonda kalmak, boyun, omuz ve sırt çevresindeki kasların yüklenme biçimini değiştirerek ağrı, gerginlik ve hareket kısıtlılığına eşlik edebiliyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hakan Özer, günlük yaşamda duruşun yalnızca “dik oturmak” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek çalışma ortamının kişiye uygun düzenlenmesi, aynı pozisyonda uzun süre kalınmaması ve devam eden kas-iskelet sistemi yakınmalarının takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“Karides duruşu” tıbbi bir hastalık olarak tanımlanmıyor

Özellikle masa başında çalışan kişilerde görülen öne kapanmış oturma biçimi son dönemde sosyal medya ve bazı yayınlarda “karides duruşu” veya İngilizce adıyla “shrimp posture” olarak tanımlanabiliyor.

Bu ifade tıbbi bir hastalık veya tanı değil. Başın öne doğru uzadığı, omuzların öne kapandığı ve sırtın daha yuvarlak bir görünüm aldığı çalışma pozisyonunu tarif etmek amacıyla kullanılıyor.

Özer, masa başında kısa süre öne eğilmenin tek başına hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek asıl önemli noktanın bu pozisyonun gün içerisinde ne kadar uzun süre ve ne sıklıkta tekrarlandığı olduğunu ifade etti.

“Masa başında birkaç dakika öne eğilmek tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, aynı pozisyonun gün içerisinde uzun süre ve sık biçimde tekrarlanmasıdır.”

Özer’e göre başın öne taşındığı ve omuzların kapandığı pozisyonlarda boyun, omuz ve sırt çevresindeki kasların çalışma biçimi değişebiliyor. Bu durum bazı kişilerde zaman içerisinde ağrı, kas gerginliği veya yorgunluk hissi şeklinde kendini gösterebiliyor.

Telefon kullanırken başın uzun süre öne eğilmesine dikkat

Akıllı telefon ve tablet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte “teknoloji boynu” veya “text neck” ifadeleri de günlük kullanımda daha sık görülmeye başladı.

Özer, bu kavramların da bağımsız bir hastalık tanısından ziyade telefona veya başka bir ekrana bakarken başın uzun süre öne ve aşağı doğru eğildiği duruş biçimini tanımladığını belirtti.

Telefonun göğüs veya bel seviyesinde tutulması ve uzun süre aşağı bakılması, baş ve boynun daha nötr pozisyonundan uzaklaşmasına neden olabiliyor.

Benzer bir durum bilgisayar kullanımında da ortaya çıkabiliyor. Ekranın çok aşağıda, kişiden fazla uzakta veya yana dönük olması, çalışanın farkında olmadan gövdesini veya başını ekrana doğru yaklaştırmasına yol açabiliyor.

Özer, sorunun cihazların kendisinden çok kullanım biçimi ve süresiyle ilişkili olabileceğine dikkat çekti.

“Sorun yalnızca telefon veya bilgisayar kullanmak değildir. Cihazı hangi pozisyonda ve ne kadar süre kullandığımız da önemlidir.”

Gün boyunca aynı öne eğik pozisyonda kalmak yerine çalışma ortamının kişiye göre düzenlenmesi ve pozisyonun belirli aralıklarla değiştirilmesi, kas-iskelet sistemi açısından önem taşıyan alışkanlıklar arasında gösteriliyor.

Ekran, sandalye, klavye ve farenin konumu önemli

Masa başında çalışan kişilerde yalnızca oturma biçimi değil, çalışma alanındaki ekipmanların yerleşimi de vücudun aldığı pozisyon üzerinde etkili olabiliyor.

Ekranın çok aşağıda olması kişinin sürekli öne doğru eğilmesine, gereğinden fazla yukarıda bulunması ise başın geriye doğru tutulmasına neden olabiliyor.

Çalışma sırasında ekranın doğrudan kişinin karşısında bulunması ve ekranın üst bölümünün yaklaşık göz hizasında veya biraz altında konumlandırılması daha nötr bir çalışma pozisyonuna yardımcı olabiliyor.

Sırtın uygun şekilde desteklenmesi ve ayakların zemine veya gerektiğinde uygun bir desteğe temas etmesi de çalışma düzeninin parçaları arasında yer alıyor.

Klavye ve farenin vücuttan fazla uzakta konumlandırılmaması da önemli. Bu ekipmanlara ulaşabilmek için kolların sürekli öne uzatılması, omuz ve üst gövde bölgesindeki çalışma pozisyonunu değiştirebiliyor.

Ancak ergonomik bir masa düzeni oluşturulması, kişinin saatlerce aynı pozisyonda kalabileceği anlamına gelmiyor.

Özer’in değerlendirmesine göre gün içerisinde oturma biçimini değiştirmek, belirli aralıklarla ayağa kalkmak ve kısa süreli hareket etmek de masa başı çalışma düzeninin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Duruş yalnızca boyun ve omuz kaslarına bağlı değil

Vücudun dengeli bir pozisyonu sürdürebilmesinde yalnızca boyun ve sırt çevresindeki kaslar görev almıyor.

Karın, sırt ve kalça çevresindeki kas gruplarının kuvveti ve dayanıklılığı da günlük hareketler sırasında gövde kontrolüne katkı sağlayabiliyor.

Bununla birlikte her kişiye aynı egzersiz programının uygulanmasının doğru olmadığını belirten Özer, kişinin yaşı, fiziksel aktivite seviyesi, mevcut kas-iskelet sistemi sorunları ve ağrının altında yatan nedenlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Egzersizin amacı yalnızca kişiyi daha dik göstermeye çalışmak değildir. Hareketliliğin, kas kuvvetinin ve vücut kontrolünün kişinin ihtiyacına göre değerlendirilmesi gerekir.”

Özer, özellikle mevcut boyun, omuz veya bel sorunu bulunan kişilerin internette gördükleri egzersizleri kontrolsüz şekilde uygulamak yerine kendi durumlarına uygun hareket planı konusunda sağlık profesyonellerinden bilgi almalarının daha doğru olacağını ifade etti.

Tek taraflı ağır çanta taşımak da yük dağılımını değiştirebilir

Duruş üzerinde etkili olabilecek günlük alışkanlıklar ekran kullanımıyla sınırlı değil.

Ağır bir çantanın sürekli aynı omuzda taşınması gibi tek taraflı yüklenmeler de vücudun yükü dengelemek amacıyla farklı bir pozisyon almasına neden olabiliyor.

Bu nedenle çantanın ağırlığının kişinin fiziksel özelliklerine uygun tutulması, gereksiz yüklerin taşınmaması ve mümkün olduğunca ağırlığın dengeli dağıtılması öneriliyor.

Tek taraflı yüklenmenin sürekli hale gelmemesi, özellikle gün içerisinde uzun süre çanta veya başka yük taşıyan kişiler açısından önem taşıyor.

Her boyun ve sırt ağrısı duruş bozukluğundan kaynaklanmıyor

Masa başında çalışan bir kişide ortaya çıkan boyun, omuz veya sırt ağrısının otomatik olarak duruş bozukluğuna bağlanmaması gerekiyor.

Kas zorlanmaları, omurga ve disklerle ilişkili sorunlar, sinirleri etkileyen problemler, travmalar ve farklı kas-iskelet sistemi hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabiliyor.

Bu nedenle özellikle uzun süren veya giderek artan ağrıların değerlendirilmesi önem taşıyor.

Ağrıyla birlikte kola veya bacağa yayılan yakınmalar, uyuşma, karıncalanma, güç kaybı veya hareketlerde belirgin kısıtlılık görülmesi durumunda tıbbi değerlendirme gerekebileceği belirtiliyor.

Özer, günlük alışkanlıkların fark edilmesinin kas-iskelet sistemi sağlığının korunmasında önemli olduğunu ancak uzun süren yakınmaların yalnızca oturma biçimine bağlanarak ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Uzun süren ağrıyı yalnızca ‘yanlış oturdum’ diyerek geçiştirmemek gerekir.”

Özer, özellikle ağrıya uyuşma, güç kaybı veya hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda altta yatan nedenin belirlenmesi için tıbbi değerlendirme yapılmasının gerekebileceğini ifade etti.

BilgeDoktor.com

Ne düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Melike Türk

Melike Türk, BilgeDoktor.com editörüdür. Sağlık, tıp, yaşam ve güncel sağlık gelişmeleri üzerine içeriklerin hazırlanması ve yayınlanmasında görev almaktadır. Okuyuculara anlaşılır, güvenilir ve faydalı sağlık bilgileri ulaştırmayı amaçlayan bir yayıncılık anlayışını benimsemektedir.

Yorumlar (0)

User