Uzmanından Şok Uyarı: Tırnak Değil, Dişlerinizi Yiyorsunuz!

Ağız ve Diş Cerrahisi Uzmanı, tırnak yeme alışkanlığının diş minesini aşındırdığını, diş köklerini erittiğini ve çene yapısını bozduğunu belirtti. Tedavide diş hekimi ve psikolog işbirliğinin şart olduğu vurgulandı.

25.08.2025 - 00:06
0
Uzmanından Şok Uyarı: Tırnak Değil, Dişlerinizi Yiyorsunuz!

Uzmanından Şok Uyarı: Tırnak Değil, Dişlerinizi Yiyorsunuz!

BİLGE DOKTOR / İSTANBUL

Toplumda genellikle masum bir "kötü alışkanlık" olarak görülen tırnak yeme, aslında dişleri ve çene yapısını yavaş yavaş eriten, geri dönüşü olmayan hasarlara yol açan ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, İHA'ya yaptığı açıklamada, stres ve kaygı kaynaklı bu davranışın, diş minesini çatlatmaktan diş köklerini eritmeye, yüz simetrisini bozmaktan çene kemiğini zorlamaya kadar varan bir dizi yıkıcı sonuca neden olabileceği konusunda uyardı. Türkiye'de her üç gençten birini etkileyen bu alışkanlığın tedavisi için ise diş hekimi ve psikolog işbirliğinin şart olduğunu belirtti.

Mineden Kemiğe: Tırnak Yemenin Ağızdaki Yıkıcı Etkileri

Prof. Dr. Özkan, tırnak yemenin dişler üzerindeki etkisinin bir domino taşı gibi ilerlediğini belirtti. Süreç, dişin en sert dış katmanı olan minenin, tırnakların sürekli baskısı ve sürtünmesiyle mikroskobik düzeyde çatlamasıyla başlıyor. "Zamanla bu aşınma ve çatlaklar derinleşir," diyen Özkan, mine tabakası hasar gördüğünde, altındaki daha yumuşak ve hassas olan dentin tabakasının korumasız kaldığını ifade etti. Bu durum, dişlerde aşırı hassasiyete, çürük riskinde artışa ve diş aralıklarının oluşmasına neden oluyor. Ancak en endişe verici sonuç, "diş kökü rezorpsiyonu" yani diş köklerinin erimesi. Sürekli mikrotravma, dişin kemik içindeki tutunma gücünü azaltarak köklerin erimesini tetikliyor. Prof. Dr. Özkan, "Bu fark edilmezse, diş kaybı kaçınılmaz olur. Bu hasar röntgenle fark edilir ama çoğu hasta farkına bile varmaz," diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Türkiye'de Her 3 Gençten 1'i Risk Altında: Yüz Simetrisini Bozuyor

Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine göre, tırnak yeme alışkanlığı çocukların yüzde 30'unda, ergenlerin ise yüzde 45'inde görülüyor. Prof. Dr. Özkan, bu yaygınlığın özellikle gelişim çağındaki çocuklar için büyük bir risk oluşturduğunu vurguladı. 2024 yılında yayınlanan bilimsel bir çalışmaya atıfta bulunan Özkan, tırnak yiyen çocuklarda dişlerin orta hattında kaymalar ve kapanış bozukluklarının saptandığını belirtti. "Tırnak yerken alt çene öne kayıyor. Bu sürekli tekrar eden hareket, alt çenenin öne doğru gelerek çene eklemi sorunlarına ve kapanış bozukluğuna sebep olmaktadır," diyen Özkan, bu durumun sadece estetiği değil, aynı zamanda çiğneme fonksiyonunu da bozduğunu ve yüz simetrisinde kalıcı değişikliklere yol açabileceğini ifade etti.

Tırnak Altındaki Gizli Tehlike: Enfeksiyon Riski

Tırnak yemenin bir diğer tehlikeli boyutu ise tırnak altında barınan milyarlarca mikroorganizmanın doğrudan ağız içine taşınmasıdır. Tırnak altının, dış dünyayla en çok temas eden ve en kirli bölgelerden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özkan, bu yolla vücuda giren bakterilerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. "Candida, Enterobacteriaceae ve Staphylococcus gibi tırnak içi patojenler ağız içine taşınabilir," diyen Özkan, bu durumun ağız içi florasını bozarak diş eti iltihaplarına, ağız kokusuna, çürük artışına ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde sistemik enfeksiyonlara bile neden olabileceğini belirtti.

Tedavi Multidisipliner Yaklaşım Gerektiriyor: Diş Hekimi ve Psikolog İşbirliği

Prof. Dr. Özkan, tırnak yemenin temelinde psikolojik nedenlerin yattığına dikkat çekti. Bu alışkanlığın, psikiyatride "Vücut Odaklı Tekrarlayıcı Davranış (BFRB)" olarak tanımlandığını ve genellikle stres, anksiyete veya dikkat eksikliği ile ilişkili olduğunu belirtti. Bu nedenle, tedavinin sadece diş hekimi tarafından yürütülmesinin yetersiz kalacağını vurguladı. Etkili bir çözüm için, bir yandan diş hekimi veya ortodontistin ağız içindeki fiziksel hasarı (apareyler, plaklar vb. ile) onarması, diğer yandan da bir psikolog veya psikiyatristin bu davranışın altında yatan psikolojik nedeni tedavi etmesi gerektiğini söyledi. Özellikle 6-12 yaş arası çocuklarda erken müdahalenin, gelecekteki kalıcı çene ve yüz bozukluklarını önlemek için kritik olduğunu da sözlerine ekledi.


www.bilgedoktor.com

Ne düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
editor

Bilgedoktor.com, uzman doktorlar, psikologlar ve sağlık profesyonellerinin bilimsel görüşlerini; tıp dünyasındaki yenilikleri, hastane sektöründeki gelişmeleri ve güncel sağlık haberlerini doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla sunar. Uluslararası sağlık haberciliği ilkeleri doğrultusunda, resmî açıklamalar, yeni nesil sağlık uygulamaları ve tıbbi veriler analiz edilerek kamuoyuna aktarılır.

Yorumlar (0)

User