Yeme bozuklukları tedavisinde ekip çalışması neden altın standart?
Uzmanlar, yeme bozukluklarının diyetle çözülemeyeceğini, diyetisyen, psikolog ve psikiyatristten oluşan ekip çalışmasının tedavide altın standart olduğunu vurguluyor.
BİLGE DOKTOR / İSTANBUL, TÜRKİYE — 24 ARALIK 2025
Uzmanlar, yeme bozukluklarının yalnızca kilo ya da fiziksel görünümle ilgili olmadığını, ruhsal sağlığı ve günlük yaşamı derinden etkileyen ciddi sorunlar olduğunu belirterek tedavide ekip çalışmasının önemine dikkat çekiyor.
Yeme bozukluklarının çoğu zaman “irade”, “diyet” ya da “zayıflama isteği” olarak algılandığını ifade eden uzmanlar, bu yaklaşımın sorunun karmaşık psikolojik boyutunu göz ardı ettiğini vurguluyor. Tedavide yalnızca beslenmeye odaklanmanın yetersiz kalabileceği belirtiliyor.
Yeme bozuklukları ruhsal ve sosyal yaşamı da etkiliyor
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeme bozukluklarının kişinin duygu durumunu, düşünce yapısını, ilişkilerini ve günlük işlevselliğini ciddi biçimde etkilediğini söyledi.
Yiğit, “Yeme bozuklukları sadece kilo ya da fiziksel görünümle ilgili değildir. Kişinin ruhsal sağlığını ve yaşam kalitesini derinden etkileyen ciddi ruhsal sorunlardır.” dedi.
Dikkat edilmesi gereken uyarı işaretleri
Yeme bozukluğu riskine işaret eden bazı davranışlara dikkat çeken Yiğit, sık kalori hesabı yapmanın önemli bir belirti olduğunu vurguladı. Bu kişilerin günün büyük bir bölümünü ne yediklerini, kaç kalori aldıklarını ya da ne kadar yakmaları gerektiğini düşünerek geçirebildiğini aktardı.
Sosyal ortamlarda yemek yemekten kaçınma, kilo alma kaygısının sohbetlerin merkezinde yer alması ve aşırı ya da suçluluk duygusuyla yapılan sporun da önemli uyarı işaretleri arasında bulunduğunu belirtti.
Yeme davranışı olumsuz duygularla ilişkilendirilebiliyor
Yeme bozukluğu olan bireylerin, yeme davranışını utanç, suçluluk ve kaygı gibi olumsuz duygularla ilişkilendirebildiğini ifade eden Yiğit, özellikle “sağlıksız” olarak etiketlenen yiyeceklerin tüketilmesinden sonra pişmanlık ve kendini cezalandırma isteğinin ortaya çıkabildiğini söyledi.
Ayrıca açlık hissi olmamasına rağmen stres, üzüntü, öfke ya da yalnızlık gibi duygularla baş etmek için yeme davranışının kullanılabildiğine dikkat çekti.
Tek başına diyet yapmak riski artırabilir
Yeme bozukluklarında kişinin yemek, kilo ve beden algısına aşırı odaklandığını belirten Hülya Yiğit, bu durumun zamanla iş, okul, aile ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
“Yeme bozuklukları yalnızca kilo vererek ya da diyet yaparak çözülebilecek sorunlar değildir.” diyen Yiğit, tek başına diyet yapmanın çoğu zaman sorunu çözmek yerine derinleştirebileceği uyarısında bulundu.
Multidisipliner yaklaşım tedavide altın standart
Yeme bozukluklarının tedavisinde multidisipliner yaklaşımın altın standart olarak kabul edildiğini vurgulayan Yiğit, tedavi ekibinin diyetisyen, psikolog ve gerektiğinde psikiyatristten oluşması gerektiğini söyledi.
Yiğit, “Diyetisyen sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturur. Psikolog, yeme davranışının altında yatan duygusal ve bilişsel süreçleri ele alır. Psikiyatrist ise gerekli durumlarda tıbbi değerlendirme ve ilaç desteği sağlar.” dedi.
Erken fark edilen ve doğru şekilde ele alınan yeme bozukluklarının tedavi edilebilir olduğunu hatırlatan Yiğit, yardım istemenin bir zayıflık değil, iyileşme yolunda atılmış güçlü bir adım olduğunu sözlerine ekledi.
Ne düşünüyorsun?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)