Erkeklerde meme kanseri artıyor: belirtiler erken değerlendirilmeli

Prof. Dr. Alihan Gürkan, erkeklerde meme kanserinin farkındalık eksikliği nedeniyle geç tanı alabildiğini ve belirtilerin önemsenmesi gerektiğini söyledi.

08.10.2026 - 14:09
0
Erkeklerde meme kanseri artıyor: belirtiler erken değerlendirilmeli

Melike Türk | Bilge Doktor

ANTALYA, TÜRKİYE — Meme kanseri yalnızca kadınlarda görülen bir hastalık olarak bilinse de erkeklerde de ortaya çıkabiliyor ve farkındalık eksikliği tanının gecikmesine yol açabiliyor.

Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Alihan Gürkan, erkeklerde meme kanserinin nadir görülmesine rağmen ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Gürkan, özellikle memede veya koltuk altında yeni kitle, meme başında içe çekilme, akıntı ve cilt değişikliği gibi bulguların dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Erkeklerde meme kanseri de gündemde olmalı

Ekim ayı boyunca meme kanseri farkındalığı kapsamında pembe kurdeleler, tarama çağrıları ve erken teşhis mesajları öne çıkıyor. Ancak bu farkındalık çalışmalarında erkeklerde meme kanseri çoğu zaman geri planda kalıyor.

Prof. Dr. Alihan Gürkan, meme kanserinin erkeklerde de görülebildiğini, ancak toplumdaki “meme kanseri erkeklerde olmaz” algısının tanıda gecikmeye neden olabildiğini söyledi. Dünya genelinde meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 1’inin erkeklerde görüldüğünü belirten Gürkan, erkek hastalarda farkındalığın artırılmasının erken tanı açısından kritik olduğunu ifade etti.

Türkiye’de ulusal kayıtların sınırlı olduğuna dikkat çekilirken, uzman değerlendirmelerine göre her yıl yaklaşık 200-250 yeni erkek meme kanseri vakası görüldüğü belirtiliyor. Bazı merkez verileri ise daha yüksek rakamlara işaret ediyor. Son 25 yılda erkeklerde meme kanseri görülme sıklığının yüzde 26 arttığı bildiriliyor.

Aile öyküsü olan erkekler daha dikkatli olmalı

Erkeklerde meme dokusu kadınlara göre daha az olduğu için kitleler bazı durumlarda daha kolay hissedilebiliyor. Buna rağmen birçok erkek memedeki sertlik, meme başında çekilme, akıntı veya ciltte değişiklik gibi belirtileri önemsemeyebiliyor.

Gürkan, aile öyküsünün erkekler için de önemli bir risk faktörü olduğunu belirtti. Birinci derece akrabalarda meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan erkeklerin risk değerlendirmesi açısından daha dikkatli olması gerekiyor. BRCA mutasyonu taşıyan erkeklerde meme kanseri riskinin belirgin şekilde artabildiği ifade ediliyor.

Özellikle ailesinde erkek meme kanseri öyküsü bulunan kadınların da risk açısından daha dikkatli değerlendirilmesi önem taşıyor. Bu nedenle ailede meme kanseri geçmişi yalnızca kadınlar üzerinden değil, erkek vakalar da dikkate alınarak ele alınmalı.

Tanı çoğu zaman geç evrede konuyor

Erkek hastalarda meme kanseri tanısı genellikle daha geç evrede konulabiliyor. Bunun temel nedenleri arasında hastalığın erkeklerde nadir görülmesi, belirtilerin önemsenmemesi, utanma duygusu ve doktora başvurunun gecikmesi yer alıyor.

Geç tanı, tedavi sürecini zorlaştırabildiği gibi sağ kalım oranlarını da olumsuz etkileyebiliyor. Erken evrede saptanan tümörlerde tedavi başarısı daha yüksekken, bölgesel yayılım veya metastatik hastalık durumunda tablo daha ciddi hale gelebiliyor.

Gürkan, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda yalnızca kadınlara yönelik tarama mesajlarının yeterli olmadığını, erkeklerin de risk altında olabileceğinin anlatılması gerektiğini vurguladı. Ona göre erken teşhis erkekler için de hayat kurtarıcı bir rol taşıyor.

Belirtiler ihmal edilmemeli

Erkeklerde meme kanseri tanısı çoğunlukla fizik muayene ile başlıyor. Meme başı altında ağrısız sert kitle, meme başında içe çekilme, meme başı akıntısı, ciltte kızarıklık, kalınlaşma veya şekil değişikliği gibi bulgular değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.

Şüpheli durumlarda ultrason ve/veya mamografi yapılabiliyor. Kesin tanı için ise ultrason veya mamografi eşliğinde ince iğne ya da kor biyopsi ile doku örneği alınabiliyor. Biyopsi sonucuyla tümör tipi, hormon reseptör durumu ve HER2 durumu belirleniyor.

Gerekli durumlarda lenf nodu değerlendirmesi, ileri görüntüleme yöntemleri ve genetik testler de tanı sürecine eklenebiliyor. Bu nedenle erkeklerde memeyle ilgili yeni ortaya çıkan her bulgu, “önemsiz” kabul edilmeden uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Riskli gruplarda genetik değerlendirme önemli

Prof. Dr. Gürkan, özellikle birinci derece akrabalarında meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan erkeklerin genetik danışmanlık ve risk değerlendirmesi açısından yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Ailede genç yaşta meme kanseri, birden fazla kişide meme veya yumurtalık kanseri ya da erkek meme kanseri öyküsü bulunması, riskin daha ayrıntılı incelenmesini gerektirebilir. Bu değerlendirme, yalnızca erkek birey için değil, ailedeki kadınların risk yönetimi açısından da önem taşıyabilir.

Erken tanı şansını artırmak için erkeklerin de kendi bedenlerindeki değişiklikleri takip etmesi, memede veya koltuk altında fark edilen yeni kitlelerde zaman kaybetmeden hekime başvurması öneriliyor.

Cerrahi yaklaşım kadınlardaki tedaviye benzer

Erkeklerde meme kanseri tedavisinde cerrahi yaklaşım kadınlardaki tedavi prensipleriyle büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Ancak erkeklerde meme dokusu sınırlı olduğu ve tümörler sıklıkla meme başına yakın yerleştiği için en sık uygulanan yöntem memenin çıkarılması oluyor.

Bu cerrahide meme dokusu, meme başı ve çevresiyle birlikte çıkarılabiliyor. Koltuk altı lenf bezlerinin durumunu değerlendirmek için örnekleme yapılabiliyor; tutulum saptanırsa koltuk altı temizliği gündeme gelebiliyor.

Uygun seçilmiş erken evre vakalarda, tümörün boyutu ve yerleşimi uygunsa meme koruyucu cerrahi de değerlendirilebiliyor. Bu durumda ameliyat sonrasında radyoterapi önerilebiliyor. Ameliyat sonrası süreçte ise hastalığın evresi ve tümör özelliklerine göre hormon tedavisi, kemoterapi veya radyoterapi planlanabiliyor.

Gürkan, erkeklerde meme kanseri farkındalığının artırılması gerektiğini belirterek, hastalığın yalnızca kadınlara özgü görülmesinin tanıyı geciktirebildiğini ve belirtilerin erken dönemde ciddiye alınmasının tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

BilgeDoktor.com

Ne düşünüyorsun?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Melike Türk

Melike Türk, BilgeDoktor.com editörüdür. Sağlık, tıp, yaşam ve güncel sağlık gelişmeleri üzerine içeriklerin hazırlanması ve yayınlanmasında görev almaktadır. Okuyuculara anlaşılır, güvenilir ve faydalı sağlık bilgileri ulaştırmayı amaçlayan bir yayıncılık anlayışını benimsemektedir.

Yorumlar (0)

User