Prostat kanserinde fokal tedavi ameliyatın yerini alıyor
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek, prostat kanserinde yaşam kalitesini koruyan ameliyatsız fokal tedavinin başarı oranının yüzde 90'a ulaştığını açıkladı.
MELİKE TÜRK | BİLGE DOKTOR
İSTANBUL, TÜRKİYE — Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek, prostat kanseri tedavisinde organa sınırlı vakalar için geliştirilen ameliyatsız fokal (bölgesel) tedavinin, yüksek başarı oranıyla cerrahi yöntemlerin yerini almaya hazırlandığını açıkladı.
Dünya genelinde ve Türkiye'de erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanseri, artık sadece ileri yaşlarda değil, genç popülasyonda da yaygınlaşıyor. Prof. Dr. Can Öbek, erken evrede belirti vermeyen bu sinsi hastalığın, modern teknolojiler sayesinde hastanın yaşam kalitesinden ödün vermeden tedavi edilebildiğini vurguladı.
40 yaş sonrası tarama testi kritik önem taşıyor
Prostat kanserinin erken dönemde herhangi bir belirti göstermemesi nedeniyle Türkiye'de geç tanı konulma oranının yüzde 30'u bulduğunu belirten Prof. Dr. Öbek, 40 yaşından itibaren PSA testi ve muayenenin hayat kurtarıcı olduğunu ifade etti. Bu taramalar sayesinde kişinin risk haritasının çıkarılabildiğini söyleyen Öbek, kesin tanının ise muayene bulguları doğrultusunda yapılan prostat biyopsisi ile konulduğunu hatırlattı.
Sağlıklı dokuları koruyan bölgesel yaklaşım
Geleneksel ameliyatlarda prostatın tamamı çıkarılırken, fokal tedavide sadece kanserli odağa odaklanılmaktadır. Prof. Dr. Can Öbek, bu yöntemin temel prensibini şu sözlerle açıkladı: “Fokal tedavi, biyopsi ile saptanan kanser odağının çevresindeki güvenlik alanıyla birlikte imha edilmesi ve sağlıklı bölgelerin korunması esasına dayanır”. MR görüntüleme ile yeri net saptanan ve orta derecede saldırgan (Gleason skoru 7) olan vakaların bu yöntem için ideal adaylar olduğu belirtildi.
Yan etkileri minimuma indiren tedavi
Fokal tedavinin en büyük avantajı, hastaların en çok çekindiği idrar kaçırma ve iktidarsızlık gibi yan etkileri bertaraf etme iddiasıdır. Dünya literatüründeki verilere dikkat çeken Öbek; ameliyat veya radyoterapi sonrası idrar kaçırma riskinin yüzde 10-21, sertleşme sorununun ise yüzde 23-68 arasında değişebildiğini, fokal tedavide ise bu risklerin minimum düzeye indiğini vurguladı. Yaklaşık 60-90 dakika süren ve kesi gerektirmeyen bu işlem sonrası hastalar genellikle bir gece hastanede kalarak hızla günlük yaşamlarına dönebilmektedir.
Bilimsel verilerde yüzde 90 başarı
Fokal tedavi uygulanan hastaların 5 yıllık takibinde nüks riskinin sadece yüzde 10-20 arasında kaldığını belirten Prof. Dr. Öbek, yöntemin yüzde 90'a varan bir etkinlik sağladığını dile getirdi. Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzu'nun (EAU) artık bu yaklaşımı "deneysel" kategorisinden çıkardığına işaret eden Öbek, “Önümüzdeki 10 yılda, uygun hastalarda fokal tedavinin standart tedavi haline geleceği ve prostatın tamamının tedavi edilmesinin tarih olacağı düşüncesindeyim” dedi.
Ne düşünüyorsun?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)